SİVAS KONGRESİ

SİVAS KONGRESİ (4-11 Eylül 1919)

Kader iradenin seçebilecekleri,

şahsiyet iradenin tercihleridir.

 

Hamur hamurdu, ekmeği düşledi.

Kil kildi, çömleği düşledi.

Ateş kordu, sönmeyi düşledi.

Demir tavdı, demirciyi düşledi.

Millet, demirciyi bekledi.

Mehmet, Kemali düşledi.

 

Zaten

Mehmet, Mustafa idi.

Mustafa, Mehmet

Aynı başağın taneleri,

aynı ekmeğin hamuru,

aynı çömleğin kili,

aynı demirin koru,

aynı yüreğin sesi.

Millet,

Düşünden de kendinden de

varacağı yerden de emindi.

 

Yer aramadı, yol aradı.

Millet, demirciyi bekledi.

Mehmet, Kemali düşledi.

Doğru yolu bilen bozkurdu bekledi…

Bekledi ki birlik yön bulsun.

Vatan kurtulsun.

Kâbe’ye yüzünü dönecek yeri olsun.

Feleğin rüzgârı savurduktan sonra

Seccadeyi serip nasıl yön bulsun.

Ayakları Vatan toprağına basın ki

Namaza duracak yüzü olsun.

Millet,

Düşünden de kendinden de

varacağı yerden de emindi.

Yer aramadı yol aradı.

Ateş kordu, demir tavdı.

Millet toplandı ve demirciyi bekledi.

Kendi iadesiyle, kendi kendisi için, kendi kendine…

MİLLET BOZKURDU BEKLEDİ.

Ve bekledikleri yerdi Sivas Kongresi.

 

Hak etmediğimiz zulüm ve acılar çektik.

Elbette makus talihimize karşı gelecektik.

Dağınık kurulmuş birkaç cemiyettik.

Artık tüm Millet,

aynı amaç etrafında toplanıp, birleşecektik.

 

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetini ilan ettik.

Tüm Müslüman vatandaşları bu cemiyetin doğal üyesi ettik.

Bugün hala her doğan bu cemiyetin doğal üyesidir.

 

Tüm Anadolu hiçbir nedenle bölünemez bir bütündür dedik.

Birbirine saygı ve fedakarlıkla bağlı öz kardeştik.

Hastalığı kabul edip iyileşmeyi beklemeyecektik.

Bir olup yeniden doğacaktık.

BİR MİLLET OLARAK.

Sağ, sağlıklı, bütün olarak.

 

Tüm Anadolu’yu hep birlikte savunacaktık.

Vatanımıza göz dikmeyen, Milli ülkümüze saygılı,

her devletin her türlü yardımına açıktık.

Yeter ki bizi biz olarak tanısın.

Bağımsızlığımıza saygı göstersin.

 

Tarih boyu kula kul olduk.

Boynumuz kıldan ince dedik,

hep boyun eğen biz olduk.

Cepheden cepheye tanıdık bildik,

tarihin boy aynasında gördük biz bizi.

Ensesi kalındı bu şanıyla büyük Milletin.

Ancak Büyük Millet Meclisi baş olabilirdi ona.

Artık boynumuz eğilmeyecek başımız dik olacak.

Bize bakan omuzlarımızın üstünde

Kendi çehremizi görecekti.

İşte bunun için topladı Sivas kongresi.

Ahirette hesap verecek yüzümüz olacaktı.

 

Artık kula kul olmak yoktu teferruattı gerisi.

Bu kimlik savaşıydı benlik savaşıydı.

Bu var olma savaşıydı. Varoluş çabasıydı.

Var olmak için sebep bir tek Allah’ı bileyim.

Beni ben olarak yarattı.

Öyleyse ben, ben olayım.

Hep kendim kalayım…

Kendim olayım ki hesap vereyim.

Hesap verebileyim ki müjdem olsun.

Yoksa kula kulluk ettiren nereye

Kula kulluk eden oraya…

 

Mandalıkta neymiş!

Kötünün iyisini seçmek pes etmek demektir.

Kolay dolanır sonra yılan olur.

İyinin kötüsünü seçmekte aptallık demektir.

Sen kendine ne olmayı layık görürsen,

ne iltifat ne inkâr değiştirebilir seni,

sen artık osun demektir.

Mesele iyinin iyisini seçmektir.

Buda MİLLET olmak ve tam bağımsızlık demektir.

 

Sen

“YA İSTİKLAL YA ÖLÜM” diyerek,

Kötüyle topyekûn savaşta…

İyi nasip olur mu? Bu  Allah’ın bileceği iş.

Ve nitekim olurmuş.

Olurmuş ki varız…

İşte bu yüzden

“İstanbul hükümetinin ulusal iradeye boyun eğmesi zorunludur” dedik

İşte bunun için önemli Sivas kongresi

 

 

 

Dr.ÖZGÜR EKER 20.02.2018